KARAMAN İL MÜFTÜLÜĞÜ
Cuma Hutbesi
01.10.2010

İL: KARAMAN MÜFTÜLÜĞÜ

AY-YIL: EKİM–2010

TARİH: 01.10.2010 (1.HAFTA)

 

Tevbe, 18.

CAMİLERİN ÖNEMİ

Muhterem Müslümanlar! 

İbadet etmek, bütün insanlar için manevî bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın nasıl karşılanacağıyla ilgili usûl ve esaslar, yüce dinimiz İslâm’da açıklanmıştır. İbadetlerden bazıları ferdî olarak, bazıları da cemaat halinde îfa edilmektedir. İslâm dini, cemaate devam edilmesini teşvik etmiş, hatta Cuma ve Bayram namazları gibi bazı ibadetlerde cemaati şart koşmuştur. Ayrıca, beş vakit namazın cemaatle kılınmasını, daha faziletli saymıştır. Sevgili Peygamberimiz namazların cemaatle kılınmasına özen göstermiş, imamlık yapamadığı son hastalığında bile, Hz. Ebu Bekir’in imam olduğu cemaate katılarak cemaatle namaz kılmayı aksatmamıştır. Müslümanlar, bu inançla camiler inşa etmiş, namazlarını da cemaatle kılmaya özen göstermişlerdir. Çünkü camilerin ruhu ve zîneti cemaattir. Cemaatsiz kalan camilerin manevi olarak harap olacağı ve asli görevini yitireceği aşikârdır.

Kıymetli Müslümanlar!   

 

Cami ismi; kelime yapısı itibariyle hem bir araya getiren, toplayan “araç”, hem de bir arada toplanılan “yer” anlamına gelir. Camiler, bilmediklerimizi öğrendiğimiz bilgi ve irfan yuvalarımız, gönüllerin huzur bulduğu kutsal mekânlarımızdır. Camiler, İslam tarihi boyunca ibadet edilen mekânlar olmakla beraber öksüz ve yetimlerin sevindirildiği, açların doyurulduğu, fakirlerin giydirildiği, hastaların tedavi edildiği ve daha birçok toplumsal işlevi yerine getiren sosyal müesseselerdir.

Aziz Cemaat!    

 

Sevgili Peygamberimizin İslam’ı anlamak, yaşamak ve yaşatmak uğrunda imkânların tükendiği yer olan Mekke'den, yeni fırsatların değerlendirileceği Medine’ye hicret etmelerinin ardından Medine'de yaptığı ilk iş mescit inşa ettirmek olmuştur.

.Bu mescidin yapılmasında ashabıyla birlikte bizzat çalışmış olmaları, hiç şüphesiz camiye gösterilen önemin çok açık bir delilidir.

 

Muhterem Müslümanlar!

 

Cami hizmetleri denilince ilk akla gelen husus: Camilerin bakım ve onarımı, tarihi camilerin sanatsal özellikleriyle muhafazası, çevre ve bahçesinin düzenlenmesi, cemaatin huşu ile ibadetini sağlayacak tarzda temiz ve tertipli tutulmasıdır. Bu konuda devlet ve millet işbirliğine, cami görevlisi ve cemaat dayanışmasına büyük ihtiyaç vardır. Camilerin hiç olmazsa yılda bir defa da olsa halısına, kilimine, şadırvanına, minaresine ve ampulüne varıncaya kadar gözden geçirilmesi gerekir. Tevbe Suresi 18 ayette Allahu Teala camileri maddi ve manevi anlamda inşa edenlerle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:  “Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.”[1] Camilerin ihya edilmesinin ve cemaatle süslenmesinin önemi bir kutsi hadiste de şöyle vurgulanıyor: "Benim yeryüzündeki evlerim mescitlerdir. Orada beni ziyaret edenler, o mescitlere devamlı olanlar."[2]

 

Aziz Müslümanlar!

 

Yüce Allah’ın engin rahmet ve bereketinin cemaat üzerine olduğunu unutmayalım. Meşru mazeretlerimiz dışında namazlarımızı cemaatle kılmaya özen gösterelim. Müslüman kadınların da erkekler gibi cami ile irtibatlı olmaları, cami faaliyetlerine katılmaları ve ibadetlerde kadınların da camilerde yer almaları konusunda onlara destek olalım. Ayrıca çocuklarımızı, camiye götürmeyi, onları da cami ve cemaate alıştırmayı ihmal etmeyelim.                                                                

 

 

 

 

 

 

 

 

[1] Tevbe,18.

[1] H.Hüsnü Erdem, İlahi Hadisler, s.44.